YEMEN HUSİLER ve İSRAİL

   2023 yılı sonlarına doğru İsrail Filistin sükuneti bozulmuş, Hamas eylemleri karşısında orantısız bir kuvvetle Gazze’de topyekün bir savaş ilan etti. Savaş batı ülkeleri (ABD,Avrupa Ülkeleri) tarafından desteklenirken kalan çoğu ülke tarafından kınandı, ateşkes istendi, savaş karşıtı eylemler düzenlenirken Filistin adına savaşan Hamas da destek buldu. Buraya kadar herkesin malumu lakin Dünya düzeni değişikliği bazı emareleri de gün yüzüne çıkmaya başladı. Yazılarımda yoğunluğunu oluşturan BRICS ülkeleri artık sahne almaya başladı.

  İsrail Devletine birçok halk tepki gösterirken, devlet başkanları da bunları politika aracı yapmaktan kaçınmadı. Savaşa herkes sözlü taraf olurken fiziki destek olan kimse olmadı. Birkaç gün öncesi ”Husiler İsrail’e savaş açtı” manşetleri atıldı. Peki Yemen Devleti’nin çoğunluğunu elinde bulunduran Husiler kim?

                    Kaynak: Anadolu Ajansı

   Yemen hükümeti ile sık sık sorun yaşayan ve silahlı bir güç haline gelen Husiler, ulusal ordu ile zaman zaman gerilla savaşına girdi. Suudi Arabistan’la sınır çatışmaları ile dünya gündemine girdi. Husiler Savaşçı askeri birlikler iken artık Yemen devleti adına da karar veren ve etkinliğe sahip olan bir grup. Meşru hükümete karşı savaşması devamında Suudi Arabistan ile ciddi çatışmaları sonrasında da Kızıldeniz ticareti üzerinde hakimiyet kurmasına ek olarak, bugünlerde ise İsrail’e savaş açması konu oldu. Bu da müslüman kamuoyu tarafından sevinçle karşılandı. Şuana kadar en etkili propagandası da bu oldu. Peki neden Husiler?

  Yeni dünya düzeninde yaklaşık 500 yıldır hüküm süren Batı uygarlığı duraklama dönemine girerken Doğu Medeniyeti sahne almaya başladı. Batı dünyası kendisine tek rakip gördüğü Sovyetlerin dağılmasıyla tamamen etkin hale geldi. Gücü zayıflamış bir Rusya ile her alandaki üstünlüğünü vurgularken imdadına Uzak Doğudan disiplinli sistematik büyüme ile Çin yetişti. Çin Şangay işbirliği örgütüne ek olarak BRICS i kurdu ve etkinlik sahasını genişletmeye devam ediyor. BRISC etkinliğini İsrail üzerinde iki cephede başlattı.

1- Askeri Cephe

   Rusya Doğu Avrupa’da gücünün azalması ile daha köşeye sıkışmışken Ukrayna üzerinde gücünün kaybedilmesini büyük hezimet olarak gördü. Türlü politik çalışmalar ile gücünü tekrar nüksettirdi. Son Ukrayna hükümeti batıdan aldığı destekle Rusya’ya karşı savaş açtı Rusya Kafkaslardaki gücünü yeniden tesis sonrası Ukrayna ile son yılların en kanlı mücadelesine girdi. Güney de Arap ülkeleri üzerinde etkinlik kurduğu Suriye’deki gücünü korumayla hayli zaman harcadı. Önümüzdeki dönemlerde Rusya Doğu Avrupa ve Kafkaslar’dan sorumlu olacağını Ortadoğu’nun sorumluluğunu İran’ın alacağını düşünüyorum. İran İsrail ile mücadelesini resmi devlet savaşı ile değil. Aktif savaş tecrübesi olan örgüt devlet olan Husileri öne çıkarmakla buldu. Artık İsrail daha aktif savaş bölgelerinde olacağını parçaladığı Filistin haricinde daha ciddi düşmanları ile mücadeleye gireceği aşikar. İran şimdiye kadar petrol fiyatlarını manipüle etmek için dalaştığı Batı ile bundan sonra BRICS adına uğraşacak. Husiler İsrail’e ne denli zarar verecek? Ne kadar ileri gidecek? Bunu zaman gösterecek..

2. Siyasi Cephe

   İsrail’i Siyasi olarak daraltmak amacıyla Güney Afrika Cumhuriyeti “Gazze’deki Filistin halkına soykırım yaptığı” gerekçesiyle İsrail hakkında dava açtı.  Güney Afrika Cumhuriyeti’nin, İsrail’in Gazze’deki fiillerinin Soykırım Sözleşmesi’ni ihlal ettiği gerekçesiyle UAD’da açtığı davanın ihtiyati tedbir taleplerine ilişkin ilk duruşması dün yapıldı. Amaca direkt hizmet edecek mi bilinmez ama bunu BRICS ülkesinin başlatması benim için hiç de tesadüf olmadı. Yakın zamanda Brezilya ve Arjantin üzerinden de yeni açıklamalar veya BRICS menfaatine uygun hareketler bekliyorum. BRICS artık daha aktif rol alacak siyasi, askeri ve ekonomik hamle dönemleri geldi. Bu yazıyı yazmamdaki asıl amaç artık dünya sahnesi arka planında BRICS’in aktif rol alacağı, olayların bu perspektiften bakıldığında daha net anlaşılacağı ortadadır.

Yazımı bu kısma kadar okuduysanız, teşekkürümü de kabul edin lütfen! Hoşçakalın.

Yorum bırakın