ABD seçimleri 5 Kasım 2024 tarihinde yapıldı. Riskli varlıklar seçim öncesi hareketlenerek hızlı bir yükseliş kanalına girdi. Güvenli liman diye tabir edilen altın ve gümüş de duraklama dönemine girerken, Trump’ın seçimi kazanma ihtimali, Trump’ın keskin söylemleriyle hızla arttı. Özellikle hisse senetleri ve kripto para piyasaları coşkulu yükseliş döneminin habercisi oldu. ABD hisse senedi endeksleri seçim öncesinden bugüne kadar yeni rekorlar kırarken, kripto para piyasasının ise son üç yılın durgunluğundan çıkmasını sağladı. Bitcoin ve Ripple gibi koinlerin hızla yükselmesi, piyasada risk iştahının yüksek olduğu bir dönemin başlangıcını yaptı. Peki piyasalara gelen bu bahar devam edecek mi? Ayrıca yazımızın ana teması olan Trump’ın politikalarının teknoloji hisselerine etkisi nasıl olacak?
Teknoloji, bir sanayi alanında gücü ve bilgiyi biriktirme, denetleme, işleme, iletme gibi amaçlarla oluşturulan makinelerin, araç gereçlerin, aygıtların, yöntemlerin vb. tümünü kapsayan uygulama bilgisi olarak tanımlanır. Önde olduğun sürece ayakta kalınan, geriye düştüğünde ağır yara alınan bir sektör, Ar-Ge çalışmalarının sürekli ve en yüksek harcaması olan sektördür. Üstte kalındığı zaman ihya olunan, altta kalındığı zaman canının çıktığı bir sektördür. Risk iştahının yüksek olduğu dönemde bayrağı zirveye taşıyan, daralma dönemlerinde ise en dipte işlem gören hisselerden oluşur. Son 24 yılın en parasal genişlemeden en çok yatırım alan hisse senedi piyasası olmuştur. olası kötü bir dönemde de en çok kaçılan alan olacaktır. Bu yüzden kısa, orta ve uzun vadelerde mutlaka stop loss kullanılması gereklidir. Büyüyen genişleyen piyasaların hızlı kazancından kar elde amacıyla gelinen alan olması da şaşırtıcı değildir.
TEKNOLOJİ HİSSELERİNE OLUMLU ETKİLER
1- RİSK İŞTAHI
2000’li yıllardan beri risk iştahı olan piyasalar sürekli büyüme göstererek bu alanı seçen tüm küçük ve büyük yatırımcılarını ihya etti. 2000’li yıllarda yaşanan dot-com krizi Nasdaq teknoloji endeksini 4800’lerden 830 puanlara kadar geri çekmiş, sonrasında 24 yıllık uzun ve çok kazançlı bir dönemin kapılarını açmıştır. Risk iştahının şu an azaldığına dair işaretler olsa da hâlâ ayakta ve teknoloji hisselerini yukarı taşımaya devam ediyor.
2- YENİDEN RAKİPSİZ OLMA İSTEĞİ
ABD dünyada rakipsiz şekilde ilerlemesinin sekteye uğradığı özellikle son 10 yılda yeniden tek ve etkin güç olabilmesi için teknoloji şirketlerine ihtiyaç duyacağı ortada; bu sebeple Başkan Trump’a yakın olan şirketlerin ihya olması oldukça normal bir durum olarak karşımıza çıkacak. Tesla’nın sahibi Elon Musk ile çalışmaları sadece medyatik bir durumdur. Oysa birçok teknoloji şirketi ABD devlet desteği ve doğrudan teşvik kaynaklarına mazhar olacağı ortada. Pandemi döneminde yaşanan çip krizi ile ABD’nin sarsılan itibarı yeni dönemde sarsılmayacağını göstermek için çok ciddi çalışmalara sebep olacaktır.
3- GÜÇLÜ LİDER GÖRÜNÜMÜ
Liderlerin karakter olarak popülist veya yapısalcı oluşları isimlerinden tarih sayfalarında iyi ve kötü dönemler olarak bahsedilir. Popülist olanlar, var olan sistemin ticari ve siyasal avantajları ile hareket ederken, yapısalcı olanlar iyi işleyen kuralları ve kaideleri inşa etmekle uğraşırlar. Ticari ve siyasi avantajları isim yapmak için değil, daha adil işleyen bir sistem üzerine çaba gösterirler. İş bu dönemde popülist olmayan bir siyasete rastlamak pek mümkün değil. Güçlü lider görünümü, birkaç ülke hariç, doğrudan popülist politikalardan oluşacağından gösterge verileri yukarı çekmek de güçlü lider için elzemdir. Dolayısıyla güçlü lider, borsaları yüksek, enflasyonu düşük, işsizliği düşük, büyümeyi yüksek, GSMH’yı yüksek, kişi başına milli geliri yüksek hale getirmek için çaba gösterir. Liderlerin ekonomik göstergelerini yukarı çekmesi doğrudan veya dolaylı yollarla olur. Trump başkanlığında ABD endekslerinin (Dow Jones, Nasdaq, S&P 500) zirve dönemlerinde iken yukarı yönlü ivmelenmesine devam etmesi gerekli veya uzun vadeli bir düşüş başlangıcını mümkün olduğunca ertelemek olacaktır.
TEKNOLOJİ HİSSELERİNE OLUMSUZ ETKİLER
1. BALON GÖRÜNÜMÜ
ABD Nasdaq bileşik endeksinde bazı şirketlerin balon görünümünde olması risklerin artması anlamına gelir. NVIDIA ve Apple ne kadar göz önünde olsa da ABD endekslerinde çoğu hissenin performansı zirvelerinde gezinmektedir. Borsaların zirvelerinde olduğu bu dönemler dikkatli işlem yapılması gereken, orta ve uzun vadeli işlemlerden uzak durulması, kısa vadeli işlemlerin tercih edilmesinin uygun olduğu dönemlerdir.
2. ASKERİ ve SİYASİ KARIŞIKLIKLAR
Trump dönemi siyasi olarak Amerika’nın yeniden baskın gücü oluşturma politikaları ile başladı. Göreve gelir gelmez Danimarka’dan Grönland adasını istemesi, Kanada’nın kendini ABD’ye bağlanmasını istemesi, Meksika Körfezi’nin isminin ABD Körfezi olarak değiştirilmesi, Hindistan’ı ithalat vergisiyle tehdit etmesi, Çin’e vergi ve ABD şirketlerinin Çin ile ortaklıklarının azaltılması baskısıyla başladı. Ayrıca Trump, küresel şirketlerin baskın olarak dünyaya sunduğu küresel iklim değişikliği, eşcinsel özgürlükler, mülteci kabulü gibi konularda doğrudan taraf olması Trump’ı zora sokacak meseleler arasında bulacak. Trump dönemi, siyasi, askeri ve ekonomik oynaklıkların olacağı, hızlı ve keskin düşüş ve yükselişlerle izlenecek bir dönem olacak. Bu dönem, ABD borsalarının da hızlı ve keskin düşüş ve yükselişlerin olma ihtimalini artırıyor. Trump dönemi, orta ve uzun vadeli piyasa izlenmeden uzak durulacak bir dönem olmayacak. Hop oturup hop kalkılan bir dönem olacağı ihtimalleri hayli fazla.
3. PARASAL GENİŞLEME İHTİMALİNİN AZALMASI
ABD borsaları ve küresel piyasaların son 24 yılda yükselişlerinin en etkin itici gücü olarak parasal genişleme ve uluslararası ticari ağın hızla genişlemesi oldu. Küresel şirketler, dünya genelinde en hızlı gelişimini sağlamasıyla, en ücra ülkelerde bile piyasalarda hızla akan likidite her ülke borsasının rekorlar kırmasını sağladı. Küresel ticari ağın bu denli hızlı olmasının sebebi olarak görülen parasal genişlemenin (küresel para arzının artması) devam edemeyecek ihtimali, borsaların en büyük endişesi olarak görülebilir. ABD borsalarının ilerlemesi, tüm borsalar gibi yeniden para girişi ve yeni projelerle ayakta durur. Gözlerin FED ve ECB’nin para politikalarına yeniden döndüğü süreci izliyor olacağız.
Yorum bırakın