Son yıllarda kamuoyunda sıkça dile getirilen sorulardan biri şudur: Türkiye ile İsrail arasında bir savaş çıkabilir mi? Siyasi söylemler ve zaman zaman yükselen diplomatik gerilimler bu sorunun tekrar gündeme gelmesine neden olmaktadır.

Ancak jeopolitik gerçekler, ekonomik ilişkiler ve uluslararası sistemin dengeleri incelendiğinde bu ihtimalin oldukça düşük olduğu görülmektedir. Bu konuyu anlamak için askeri, ekonomik ve stratejik faktörleri birlikte değerlendirmek gerekir.


1. Doğu Akdeniz’de Stratejik Güvenlik Dengesi

Türkiye, **NATO’nun en önemli üyelerinden biridir ve ittifakın güneydoğu kanadını koruyan ülkedir. Türkiye; Karadeniz, Ege ve Doğu Akdeniz arasında yer alan konumu nedeniyle Avrupa güvenliği açısından kritik bir rol oynar.

Öte yandan İsrail, NATO üyesi değildir ancak Batı güvenlik sistemi içinde önemli bir stratejik ortaktır. ABD ve Avrupa ülkeleri ile güçlü askeri ve teknolojik iş birlikleri bulunmaktadır.

Doğu Akdeniz’deki güvenlik mimarisi incelendiğinde:

  • Türkiye Karadeniz ve Boğazlar üzerinde kontrol sahibidir.
  • İsrail Doğu Akdeniz enerji sahalarının merkezinde yer alır.
  • Süveyş kanalı küresel ticaretin en kritik geçiş noktalarından biridir.

Bu üç unsur birlikte düşünüldüğünde, Batı dünyasının bu bölgede iki önemli aktörün doğrudan savaşmasını istemesi stratejik açıdan mantıklı değildir.

Bir Türkiye–İsrail çatışması;

  • Doğu Akdeniz enerji güvenliğini sarsar
  • Avrupa’nın enerji tedarikini risk altına sokar
  • NATO’nun güney savunma hattını zayıflatır

Bu nedenle büyük güçlerin böyle bir çatışmayı engelleme eğiliminde olması beklenir.


2. Türkiye’nin Avrupa ile Güçlü Ekonomik Bağları

Türkiye ekonomisinin en güçlü ticaret ilişkileri Avrupa ile kuruludur. Türkiye ihracatının önemli bir kısmı Avrupa pazarına yapılmaktadır.

Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre:

  • Türkiye ihracatının yaklaşık %41’i Avrupa Birliği ülkelerine yapılmaktadır.
  • Türkiye’nin toplam dış ticaret hacmi içinde Avrupa Birliği en büyük paya sahiptir.
  • Almanya, İtalya, Fransa ve İspanya Türkiye’nin en büyük ticaret ortakları arasındadır.

2023 yılı itibarıyla:

  • Türkiye’nin toplam ihracatı yaklaşık 255 milyar dolar
  • Bunun yaklaşık 100 milyar doları Avrupa’ya yapılmıştır.

Türkiye ekonomisinin bu kadar güçlü şekilde Avrupa ile entegre olduğu bir ortamda, bölgesel bir savaşın ekonomik sonuçları çok ağır olacaktır. Bu nedenle ekonomik çıkar dengesi de böyle bir senaryoyu zayıflatmaktadır.


3. Türkiye – İsrail Ticaretinin Büyüklüğü

Türkiye ile İsrail arasındaki siyasi ilişkiler zaman zaman gerilimli olsa da ticaret uzun yıllardır devam etmektedir.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre:

  • 2022 yılında Türkiye ile İsrail arasındaki ticaret hacmi yaklaşık 9 milyar dolar olmuştur.
  • Türkiye İsrail’e özellikle şu ürünleri ihraç etmektedir:
    • demir çelik
    • otomotiv yan sanayi
    • tekstil
    • gıda ürünleri
    • plastik ve kimya ürünleri

İsrail’den ise Türkiye’ye;

  • yüksek teknoloji ürünleri
  • savunma teknolojileri
  • kimyasal ürünler
  • tarım teknolojileri

gibi ürünler gelmektedir.

Ayrıca geçmişte savunma sanayi alanında da önemli iş birlikleri yapılmıştır. Bu karşılıklı ekonomik bağlar, iki ülke arasında doğrudan askeri çatışmayı zorlaştıran unsurlardan biridir.


4. Bölgesel Güç Dengesi ve Jeopolitik Risk

Türkiye yalnızca Doğu Akdeniz’de değil aynı zamanda:

  • Karadeniz
  • Balkanlar
  • Kafkasya
  • Orta Doğu

bölgelerinde önemli bir aktördür.

Örneğin:

  • Karadeniz güvenliği Türkiye açısından kritik öneme sahiptir.
  • Rusya ile denge politikası yürütülmektedir.
  • Çin küresel ticaret ve enerji yollarında giderek daha etkili hale gelmektedir.

Bu karmaşık jeopolitik denklem içinde Türkiye ile İsrail arasında doğrudan bir savaş, bölgesel dengeleri büyük ölçüde sarsacak bir gelişme olur.


5. Peki Neden Sert Siyasi Açıklamalar Yapılıyor?

Siyasi gerilimler çoğu zaman gerçek savaş ihtimalinden çok iç politika dinamikleriyle ilişkilidir.

Birçok ülkede siyasi liderler:

  • iç kamuoyunu konsolide etmek
  • ekonomik sorunların gündemden düşmesini sağlamak
  • siyasi tabanı mobilize etmek

amacıyla dış politikada sert söylemler kullanabilmektedir.

Bu durum yalnızca Türkiye ve İsrail arasında değil, dünya siyasetinde sık görülen bir yöntemdir.


Sonuç

Jeopolitik dengeler, ekonomik ilişkiler ve uluslararası sistem birlikte değerlendirildiğinde Türkiye ile İsrail arasında doğrudan bir savaş ihtimali oldukça düşük görünmektedir.

Bunun başlıca nedenleri:

  1. Türkiye’nin NATO içindeki stratejik rolü
  2. Batı güvenlik mimarisinin Doğu Akdeniz dengesi
  3. Türkiye’nin Avrupa ile güçlü ekonomik entegrasyonu
  4. Türkiye–İsrail ticaretinin büyüklüğü
  5. bölgesel güç dengelerinin hassas yapısı

Bu nedenle zaman zaman yükselen siyasi gerilimler olsa da, mevcut uluslararası sistem böyle bir çatışmayı teşvik etmek yerine dengelemeye çalışacaktır.

Yorum bırakın